16 Kasım 2012 Cuma

işkembe kokoreçi

 


merhabalar,

uzun süreden bir aradan sonra yeni bir tarifle gelmek istedim.....tarif vermediğim süre içinde "yemek yapmıyor musun?" diye soran arkadaşlarım oluyor...:)))

 tabiki de yapıyorum...amma velakin öncesinde tarif verdiğim yemekler olunca yeniden vermiyorum....şaka bir yana 300 tarifim olmuş....tabi bu demek değil ki yeni şeyler denemiyorum...yeni bir tarif olunca hemen aşağıdaki gibi resimleyip sizlerle paylaşıyorum....

 


yeni tarif derken bu o kadar değişik bir tarif ki kimler tahmin edecek bakalım....bu yemeği annem uydurdu diyebilirim....aslında aklın yolu birdir belki yapan başka anadolu kadını vardır...:))...en azından ben şimdiye kadar annemden başkasının yaptığını görmedim.....

şimdi tahinlerinizi bekliyorum?


siz siz....istatistiklerden görüyorum 20 kişi bakmış....hadi sadece fikri olan yokmu arkadaşlar...???
biraz ip ucu vereyim......et türevi, soğan, biber ve toz biberle kokoreçi andırdı tadı....

 peki...söylüyorum.....işkembe...

özellikle bu tarifi sakatat sevenlerin bayılacağını düşünüyorum..."işkembe kokoreç" mi desem "işkembe tantuni" mi bilemedim....pişme aşamasında domates olmadığı için kokoreç daha uygun oldu....

.

işkembe kokoreçi

temizlenen işkembe, kıyma makinesinin iri kısmı ile  kıyma haline getirilir
azıcık tuz ve limonlu su ile önce 15 dk kaynatılan işkembenin suyu süzülür
kendi suyunu çekip kavrulma aşamasına gelince sıvı yağ eklenir
ince ince doğranan soğan ve yeşil biberle biraz daha kavrulur
en son tatlı kırmızı toz biber, karabiber ,kimyon ve tuzuda sevdiğiniz ölçülerde atıp 
yanında bol domatesle tavsiye ederim....


31 Ekim 2012 Çarşamba

ANAMUR da bayram ve kışlık domatesler

 merhabalar,

umarım herkesin bayramı güzel ve sevdikleri ile geçmiştir....ben de bu yaz Anamur'a gidememiştim....annem yıllık kontrolu için Ankara'ya yanıma geldi ve bende bayramı fırsat bilip, annemle Anamur'a gittim...

gitmeden meteorolojinin sayfasına iyi ki bakmışım...ilk 2 gün hava sıcaklığı 30 derece gösteriyordu...belki denize girerim dedim ve mayomuda aldım....iyiki de almışım ....harika bir deniz ve yazdan kalma 2 gün vardı...


tabi Anamur'a gidip kışlık domatesleri yapmadan olmaz.....10 kavanoz annemle biberli hazırladım.....
domateslerin kabuğunu soyup, küp küp doğradım....
yeşil köy biberlerini de doğrayıp domateslerle birlikte kaynattım...
annem domatesleri doğrayıp çiğden kavanozlara koyup, sonra bir taşım kaynayan suyun içinde kaynatıyor....annem bu şekilde kokusunu ve tazeliğini daha koruduğunu söylüyor....



sonra 2 günde babaannemde kalıp onun gönlünü alayım dedim...babaannemle de boş durmadık 20 kavanoz da orda hazırladık....:)))...
bu benim ismini taşıdığım, göz nurumuz babaannem....görmüş geçirmiş eski Anadolu kadını....


 
 biz domatesleri yıkayıp, rendeledikten sonra; kaynatıp kavanozlara doldurup ters çeviriyorum


ters çevirdiğim şekilde yerinde kıpırdatmadan soğumasını bekliyorum , en az 12 saat...sonra düz çevirip afiyetle kışa saklıyorum....sadece menemen için değil, bütün domates ve salça eklediğim yemekler için harika bir kışlık hazırlık....



bu civciv de kardeşimin küçük kızı...hala olmanın tadını 2.kez onunla yaşadım ve kız yiğen olması nedeniyle çok tatlı....çok hareketli MAŞALLAH.....elleri ayrı ayakları ayrı oynuyor....sanırım halasına çekecek bu konuda...kapı kıpırdısı yetecek gibi....:)))))


bu küçük beyde halasının ilk göz ağrısı.....ikisini de şimdiden özledim...




9 Ekim 2012 Salı

muhallebili pembe kek



merhabalar,

kışın habercisi sonbaharı hissetmeye başladığımız bu günlerde, evlerde sıcacık tarifler, mis kokularla mutfakta daha çok zaman geçirmeye yeniden başladık....

aslında her mevsim nasılda güzel...her şey sıralı....geçişler bile yumuşak ...yazdan kışa ani bir geçişi düşünsenize....bu şekilde düşününce sonbahar bile, bize kışa hazırlanmak için bir geçiş dönemi....melankolik bir tarzım yoktur aslında...Mayıs doğumlu olduğum içinde yaz mevsimini çok sevdiğimi düşünürüm....sanırım en az anlaştığım mevsim kış...:)))) onda da akdenizli olmanın , akdeniz ikliminin etkisi çok tabi....

bu kadar havadan sudan konuşmak yeter dimi....asıl amacım sizlere sıcacık bir kek+muhallebi tarifi vermek ....okul veya piknik için, porsiyonlu tarifler yapmak daha hoşuma gidiyor...sunumu  şık ve kolay oluyor çünkü......





malzeme:
* 3 yumurta
* 1 su bardağı şeker
* 1 su bardağı süt
* 1 çay bardağı sıvı yağ
* 3 su bardağı un
* kabartma tozu ve vanilya
* çay kaşığının 1/ 5 oranında belki daha da az gıda boyası


yapılışı:
* şeker ve yumurta çırpılır
* süt ve yağ eklenip çırpmaya devam edilir
* kabartma tozu, vanilya ve boyayı unun üzerinde koyup 5-6 dk daha çırpılıp çırpma işlemi tamamlanır.
*dikdörtgen
* kekin güzel kabarması için kabartma tozunu sıvı harca değil, unu eklediğinizde unun üzerinden kuru malzeme ile birlikte karıştırmalısınız...benden küçük bir öneri.. aslında kekin güzel olması ile ilgili verdiğim tüyolar bir TIK ötede...
* 180 derecede yaklaşık 40 dk pişirilir




sunum yapacağımız  kapların ölçüsünde keklerimizi kesilir


kaplara yerleştirilen keklerimizin üzerine
pişirilen muhallebi azar azar eklenir


keklerin fırın kabında kalan kısmını mikserleyip üzerini süslemek için kullandım...




2 Ekim 2012 Salı

sütlaç


merhabalar,
sütlaç eminim hepimizin çocukluğunun en favori sütlü tatlısıdır...annem çok çeşitli tatlılar yapardı....sanırım yeni tatlar konusundaki cesaretim ve mutfak sevgim annemden geliyor...üstelik okuduğum için annem çok sık mutfağa sokmazdı beni ...teyzemlerde anneme hiç iyi yapmıyorsun bu kız ilerde ne yapacak derdi...:)))...annem ilerde neler yapar diyordu .....sanırım güvenini boşa çıkarmadım....
 




malzemeler:
* 1.5 çay bardağı pirinç
* 1 lt su
* 1 kg soğuk süt
* 2.5 su bardağı toz şeker
* 1 kaşık tereyağ
* 2 yemek kaşığı pirinç unu
* üzerine tarçın, badem , 
* 1 paket vanilya

yapılışı:  

* 1,5 çay bardağı pirinci yıkayıp 1 litre su ile pirinçler yumuşayana dek pişirin
* soğuk süt + şeker + 1 kaşık tereyağı ocağa konup yaklaşık 10 dk kaynatılır
* pişmiş pirinçler eklenir
* ayrı bir kasede pirinç unu, 1 su bardağı soğuk su ile ezilir

* tam bu sırada 1 tane yumurta sarısı ve 1 çay bardağı hindistan cevizini , ezilen pirinç ununa ekleyebilirsiniz. yumurta sarısının hemen pişmemesi için, kaynayan sütten bir kaşık sütü yavaşça hazırladığımız karışıma ekleyerek ılıtılır. 
* ezdiğimiz pirinç unlu karışıma, kaynayan sütten, sütle ılıtma işlemi 3-4 kez tekrarlanır. yavaşça ısıtılan karışım kaynayan süte eklenebilir.
* sık sık, yavaşça 10 dk daha karıştırılır, indirmeye yakın vanilyası atılır ve 2-3 dk daha kaynatıldıktan sonra pişirilme işlemi tamamdır.
* kaselere servis edilen sütlaçlar soğuyunca tarçın, badem dilediğiniz şekilde süslenir. soğuyunca dolapta da 3-4 saat dinlendirilir
* sonrada afiyetle yenir


28 Eylül 2012 Cuma

akya balığı

 merhaba,

tam bir boğa burcuyum....insan alışkanlıklarına bu kadar mı bağlı olur.....bloglar için yeni arayüz geldiğinden bu yana eskisi kadar yayın hazırlayamıyorum....:)))....bugün biraz daha haşir neşir oldum ve alışmaya başladım....

sanırım en sevdiğim yenilikler yemek ve kıyafetlerde, tekstilde.....gittiğim veya gezdiğim yerlerde tatmadığım veya duymadığım tarifleri denemeyi severim....

geçen hafta, yeni tatlar serimde, bilmediğim bir balık denedim AKYA BALIĞI ....her zaman olduğu gibi google a sordum nedir bu balık diye.....görselleri görünce bizim balıklar küçük geldi gözüme....:)))....küçük olanına KUZU deniyormuş....:)))

büyük olanlarından şiş yapılması tavsiye edilse de bizimkiler o kadar büyük olmadığından seramik tavada az yağ ile mısır unsuz kızarttım....

netten edindiğim bilgilere göre AKYA:

Uskumrugillerden; Kuzu, Çıplak, Leka ve İskender Balığı olarak da anılır. Genelde 50 - 100 cm, en çok 180 cm. ve 60 kg. ağırlıkta olabilir. Yumuşakçalar, kabuklular ve küçük balıklarla beslenerek dipte kıyılara yakın küçük sürüler halinde dolaşır. Canavar balıklardandır, çevresindeki balıkları yok edercesine yer. Geçmişte çok avlanılması nedeniyle neslinin tükenme tehlikesi vardır.

suyun altında meraklı ve hızlı bir balıkmış...yanından geçtiği her şeyi incelermiş....:))))...yiyebilecek mi onu araştırıyor demek ki....eğer tehlike sezerse de hızla kayboluyormuş.....:)))...bir saniye var diğer saniye yok kadar hızlı.....:))))...kardeşim de zıpkınla dalmaya başladı ....onun yorumlarına da yer vereyim dedim...




marinesinde: toz biber , zeytin yağı, sarmısak, defne yaprağı ile 1 gece dinlendirdim....

büyük olanlarından şiş yapılması tavsiye edilse de bizimkiler o kadar büyük olmadığından seramik tavada az yağ ile mısır unsuz kızarttım.
orta ateşle az ateş arasında yavaş yavaş pişirdiğim için dağılma ve parçalanma olmadı...


17 Eylül 2012 Pazartesi

teşekkürler carte dor

merhaba,

geçen hafta ilk hediyemi aldım...çokkk sevindim ... "carte dor" benim mutfakta gönül rahatlığıyla kullandığım bir marka....ailecek severek tüketiriz...nedense hep tatlı anıları var...:))...tatlı ürünlerini daha çok kullandığımızdan olabilir mi acaba...:))...

kalp kalbe karşıymış carte dor....
bende akşama tatlı ne yapsam diye düşünürken geldin kondun masama....


ilk deneyeceğim paketim , aşağıda görüldüğü üzere yakmadan, yorulmadan hazırlanan
 Carte Dor Kazandibi




tarifi kutunun üzerinde olduğu için merak edenlerle lezzetini paylaşmak istedim.....çok başarılı....denemek isteyenlere evde mutlaka bulundurun, misafir haberi aldığınızda sevdiklerinizle paylaşacağınız kutu dolusu lezzet...


AFİYET OLSUN

6 Eylül 2012 Perşembe

sandalye yenileme


merhaba,
ilk defa bu tarz bir dönüşüm resmi ekleyeceğim....bu tarz dönüşümle ilgilenen, blog yazan arkadaşları ilgi ile takip ediyorum...sevdiğim siteler de var açıkçası içinde...bende evde bu tarz değişimleri çok severim....bunlardan bir örneği görüntüledim...


 sandalyelerim güneşte çok kaldığı için arka kumaş eridi ve sünger de dağılmaya başlamıştı....


 o kısmı çıkarıp, şimdi yapı marketleri çok güzel imkan....oturak ölçülerinde ahşabını kestirip, üzerine yeni bir minder aldım....aslında annem olsa minderi de kendimiz dikerdik....şimdilik minderler hazır oldu...:)))

 

 ve yeni sandalyelerim karşınızda...:)))


23 Ağustos 2012 Perşembe

bayram kahvaltısı

 merhabalar,

bayram sabahı kahvaltısı özel olmalı diye düşünmüştüm....oğlum karışık kızartma isteyince sunumunu özelleştirdim...


 


16 Ağustos 2012 Perşembe

kuzu kaski ve patlıcan kızartma

merhabalar,

tarifini öğleden sonra yazacağım dedim üzerinden iki gün geçti....bayram telaşı...sanırım hepimizde aynı heyecan....

herkesin bayramını buradan kutlar, ŞEKER tadında nice bayramlar yaşamamızı dilerim...

aşağıda gördüğünüz yemeğim kuzu kaski.....kuzunun sırt bölgesinden çıkan, her kuzuda en fazla 1-2 kg arası olan bir parça....özellikle aldığımız etlerin pek çoğunun beslenmesi değiştiği için lezzeti de değişti...globalleşti...:))))...beslenmesi hazır , hareketsiz ortamlarda yetişip kesilen besileri düşününce ne demek istediğimi anlarsınız......onun için küçük baş tercih etmek gerekiyormuş...daha az o besinlere maruz kaldığı düşünülünce mantıklı geldi....

neyse bayram bayram canınızı sıkmayayım....keşke sadece "nerde o eski bayramlar " diyebilsek.....annelerimiz öyle derdi....
ama biz 
nerde o eski 
bayramlar
     etler

ekmekler
mısırlar
 arkadaşlar.....diyoruz....sanırım biz daha çok şey kaybediyoruz....:(((.....

 

malzeme:

* 1 kg kuzu kaski
* 2 kaşık sıvı yağ
* 2 domates
* 2-3 diş sarmısak
* defne yaprağı

yapılışı:
* sıvı yağımızı ısıtıp üzerine kızarmış karamelize bir tat oluşması için önce kuzu kaskilerimizi arkalı önlü kızartıp, sonra ateşi kısıp kendi suyu ile pişmeye bırakıyoruz....
* üzerine sarmısak, defne yaprağı  ve minik minik doğradığımız domatesleri ekleyip , kısık ateşte iyice pişmesini sağlarız...
* en son tuz ve karabiberi ilave edip 
* ben yanında patlıcan kızartması ile servis yaptım...

10 Ağustos 2012 Cuma

zeytinli galeta



merhabalar,

evde kalan 2-3 milföyü nasıl değerlendirsem derken , aklıma diğer blog arkadaşlarım da da gördüğüm galetalar geldi....

evdeki zeytin ezmesinden milföye sürüp, ince ince kesip, şekillendirip  fırınladım...

lezzet garanti....görüntü güzel kesinlikle tavsiye ederim...



malzeme:
* milföy hamuru
* zeytin ezmesi

yapılışı:
* milföyü genelde merdane ile biraz açarım, hem daha katlı hem de daha çıtır çıtır oluyor
* üzerine ben zeytin ezmesi sürdüm ama bir dahaki sefere susam ve haşhaşla da deneyeceğim
* fırında yaklaşık 20-25 dk hafif penbeleşene dek pişiriyoruz

 

9 Ağustos 2012 Perşembe

meyveli tatlı....

 

merhabalar,

yine çok kolay bir tarifle karşınızdayım......eğer sık sık kek yaptıysanız evdekilerin keki tüketme hızı yavaşlar....en azından bizde öyle oluyor...keki yeniden allayıp pulladım....

* kase veya kup a kek parçacıkları konur
* puding, muhallebi, krem şanti....hangisini seçerseniz kekin üzerini kapatacak kadar dökülür
* mevsim meyveleri ile de süslediniz mi.....

işte meyveli tatlınız hazır...


8 Ağustos 2012 Çarşamba

evde pide yaptım.....

merhabalar, 
tariflerime başlarken hep annem annem diye tutturmam boşuna değil...sanırım küçükken onu yemek yaparken çok izlediğim için hiç bir şeyin zor olmadığı hissini ondan edindim....her işi yapardı ve ufff demezdi....tadını kaçırmazdı.....şimdi etrafımda bir iş yaparken ufflayan bir insan görürsem suratım asılır....:)))....

annem cumaları babaanneme gider hamur açar içle birleştirir ve pideyi kendi yapardı.....ben sadece anneme kıyamadığımdan yoruluyor diye düşünürdüm....meğersem işlerin en keyifli kısmı yemek yapmakmış.....

en kolay yemek makarnadır ya...annem hiçbir zaman makarna, yanına da salata yapıp kaytaramamıştır....babam kıymalı sever, kardeşim yoğurtlu, ben peynirli, üçümüze ayrı ayrı.....:))).....kendisi ne mi sever.....o da bizim iştahla yemek yememizi herhalde......

yaşım 37 ve sanırım ben annemi özledim....:(((...hala anne kuzusuyum...ALLAH onlara uzun ömür versin...





pideyle başladım anneme geldim.....hemen pidelere dönelim....sakın pideleri görüp gözünüz korkmasın....hamur yapmayı hepimiz biliyoruz.....1-2 saat öncesinde hamuru yoğurup bir kenara aldık mı, istediğimiz harçla yapabiliriz pidelerimizi.....

bütün malzememiz aşağıda, hamur, patates, kıyma, peynir ve yumurta.....


hamur malzeme:
* 1/2 paket yaş maya
* 1 yumurta
* 1 bardak ılık süt
* 1 çay bardağı yağ
* 1 yemek kaşığı şeker
* 1 tatlı kaşığı tuz
* 4-5 bardak un

* un derin bir kaba konup, ortasına bir çukur açılır
* süt ılıtılır ve maya ile karıştırılıp unun ortasına dökülür
* bütün malzeme (yumurta, yağ, şeker, tuz....) ilave edilip, üstü unla ince bir tabaka  kapatılıp , un çatlamış bir görüntü alıncaya kadar bekletilir...çatlak görüntü yoğurmaya hazır demektir
* gerektikçe süt veya un ilave edilerek hamur yoğrulur, dinlendirilir

 harç:
* kıyma, 1 tatlı kaşığı salça, karabiber , tuz
*1 patates haşlanıp minik doğranmış, rende daha da güzel olabilir
* peynir
 yapılışı:
* pide şeklinde açtığımız hamurumuzun içine malzemelerimiz yerleştirip, kenarları kıvırın

 * üstlerine birer yumurta kırdıktan sonra, 180 derece ısıtılmış fırına veriniz

 * yaklaşık 40 dk güzelce pişince , çıkarıp kesip servis yapabilirsiniz





6 Ağustos 2012 Pazartesi

limonata


merhaba,

bu sıcaklarda iftardan sonra buz gibi limonata ilaç gibi gelir....hem mideyi rahatlatır hem de enerji verir....geçtiğimiz yıllarda limonata yapmaya bu kadar meraklı değildim....bir yaz boyunca bir defa belki...ama bu yaz  her hafta limonata yaptım....

sağlık bilgilerini yakından takip ettiğimiz bu günlerde limonun faydalarını bir kere daha hatırlayalım istedim...

* enfeksiyonlarla savaşmayı sağlar
* güçlü bir antioksidandır
* kalp krizi; ve kalp ve damar hastalıklarına karşı koruyucu etkisi vardır
* tansiyonu düşürür
* iyi kolesterolü arttırır
* hücrelerde var olan metabolizma sorunlarını giderir, anti kanserojen etkisi vardır. Göğüs, kolon, ve prostat kanserleri başta olmak üzere, kanser türlerini geriletme gibi bir özelliği bulunmaktadır.
* limon suyu cilde parlaklık verir
* limon suyundan bir kaç damla eklediğiniz sıcak su sindirim sisteminizi rahatlatır. aynı zamanda, karaciğerin temizlenmesinde de önemli rol oynar
* sivilcelere uygulanan limon, aknelerin giderilmesinde yardımcı olmaktadır.
* saçların rengini açar, cilt renginin açılmasına yardımcı bir özelliğe de sahiptir.
* dil üzerinde yer alan iltihaplı yaralara da iyi gelir
* içeriğindeki yoğun C vitamini sebebi ile, soğuk algınlığına iyi gelmesi özelliğinin de herkes tarafından bilindiği görülmektedir.
* idrar yollarında ortaya çıkmış olan enfeksiyonların çözümlenmesinde yardımcıdır
* bazı zamanlar panzehir özelliğinden de söz etmek gerekir. Şöyle ki: bazı böcek ve sinek türlerinin soktuğu yerlere uygulanan limon, hem o bölgedeki zehiri almakta; hem de ağrıyı gidermektedir.
* mide rahatsızlıklarında, kolit ağrılarına ve gastrit problemine karşı iyi gelir
* limon suyunun içerisine eklenen az miktarda gliserin, kuru ciltler için faydalıdır
* deniz canlılarının ve etin üzerine sıkılan limon suyu, bu besinler üzerindeki bakterilerin öldürülmesini sağlamaktadır. Bu durum da, bakteriler nedeniyle ortaya çıkan sindirim sorunlarına karşı bir önlem olarak görülmektedir.
* zayıflatma etkisinden de söz etmek gerekmektedir. her sabah, limon suyuna tuz eklenerek tuzlu limon suyunun içilmesi, hem kolesterolü düşürücü etki göstermektedir; hem de zayıflatmaktadır.
* limon suyunun, susuzluk ve ishale karşı iyi geldiği de bilinmektedir.
* limon suyu, ağız sağlığı için de kullanılmaktadır. Diş etlerin güçlendiren, dişleri beyazlatan; ve plakları yok eden bir etki göstermektedir
* limon suyunun her gün bir yemek kaşığı içilmesi, astıma karşı oldukça etkili bir özellik taşımaktadır.
* limon suyu ile yapılan gargara, yukarıda belirttiğimiz ağız sağlığına etkilerinin yanında, boğaz enfeksiyonlarına karşı iyi gelmesi ve diftri sorununu çözmesi ile de bilinmektedir.
* yağlı saç tipine sahip olanlar ve saçında kepek problemi yaşayanlar, sorunlarına, limon suyu ile mucizevi çözüm yaratabilirler.
* limon suyu yüzde uygulandığında, kırışıklıkların gerginleştirilmesini sağlarken, cildi canlandırıcı etki de göstermektedir.
* limon suyu son olarak, limonun faydaları arasında da yer alan kemik erimesini de önlemektedir.


bahçesinde limon ağacı olan arkadaşlar daha şanslı bence...keşke benim de içinde limon ağacı olan bir bahçem olsa...:(((

 İnşallah Allah ilerde kısmet eder deyip tarifime geçiyorum.....:)))

malzeme:
* 10- 12 tane sert kabuklu limon
* 1 portakal
* 1.5 su bardağı şeker
*  nane yaprakları
* su

 

yapılışı:
* yıkanan limonlar ve portakalın, uç kısımları hariç beyaz kısmını almadan rendelenir....
* rendelenen portakal ve limonlarımız halka halka dilimlenir


 * üzerine şekeri serpip en az 4-5 saat dinlendirilir
* ben sıcak su veya kaynatma işlemi yapmıyorum....bekletmeyi tercih ediyorum
*  2-3 tane nane yaprağı da güzel olur, evde nanem kalmadığı için ekleyemedim....:(((


* bekleyen limonlu , şekerli karışımımızı süzgece alıp, limonların iyice suyu sıkılmalı
* dolapta bekletilip damak tadınıza göre şeker oranını su ekleyerek seyreltebilirsiniz...


 AFİYET OLSUN